İlkelerimiz

*1. BAĞIMSIZLIK

Ferdi, milli, ekonomik ve siyasi anlamda bağımsızlık olmazsa olmaz ana ilkemizdir. Biz bağımsızlık dediğimiz zaman "tam bağımsızlık" dediğimiz, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" dediğimiz anlaşılmalıdır.

Siyasal hiçbir tanımlama ve siyasal hiçbir değer milletimizin ve devletimizin bağımsızlığının üstünde olamaz. Bu nedenle Avrupa Birliği ve NATO gibi egemenliğimizin ve bağımsızlığımızın kısmen bile olsa devri ve/veya kontrolü anlamına gelebilecek bütün birliklere Ülkemizin menfati doğrultusunda değerlendirerek hareket edeceğimiz bilinmelidir. Biz uluslararası bütün işlerde ve ilişkilerde Birleşmiş Milletler Teşkilatı'nın yeniden düzenlenerek adil bir şekilde çalıştırılması gerektiğine inanıyoruz.Tüm ülkelerle ülkemizin menfati doğrultusunda sıcak ilişkilere her zaman açığızdır.

Bizler; Türk Milleti'nin varlığı/birliği/bütünlüğü ve bağımsızlığı üzerinde hiçbir kişi, kurum veya irade kabul etmeyiz. Söz konusu milletimizin bağımsızlığı olduğunda bizim için tek yol vardır: "Ya istiklâl, ya ölüm."

*2. MİLLİYETÇİLİK

Milletini sevmek, milletine mensubiyet şuuru ve aidiyet gururu ile bağlı olmak; milletinin milli, manevi bütün ortak değerlerine sahip, bağlı ve saygılı olmak demektir.

Bizim milliyetçilik anlayışımız; inançlarımızı, maneviyatımızı reddeden şuursuz ırkçılık anlayışını kabul etmediği kadar milliyetimizi ve aidiyetimizi reddeden soysuz milliyetçilik anlayışını da kabul etmeyen bir milliyetçiliktir.

Bizim milliyetçiliğimiz bizi biz yapan inançlarımızı, millî ve manevi değerlerimizi aynı gönülde yaşatan bir milliyetçiliktir. Bizim milliyetçiliğimiz dinsiz ve soysuz olmayanların milliyetçiliğidir.

Bizim milliyetçiliğimiz dostuna olduğu kadar düşmanına da adaletle yaklaşan, siperde düşmanına su ve ekmek verebilen, cephede yaralı düşman askerinin yarasını sarabilen, insan olmanın sembolü Yiğit Anadolu Çocukları'nın milliyetçiliğidir. Bizim milliyetçiliğimiz "YÜCE TÜRK MİLLETİ" diyebilmenin gururunu taşırken "Varlığımız Türk varlığına armağan olsun" diyebilmenin fedakârlığını aynı omuzlarda taşıyabilenlerin milliyetçiliğidir.
Bizim milliyetçiliğimiz; kökü mazide gözü âtide olan binlerce yıllık Türk Milliyetçiliği'dir.

*3. DEVLETÇİLİK

Milletimizin vatanı ile bölünmez/bölünemez bütünlüğünün temsilcisi ve hukuki teminatı devletimizdir. Biz devlet veya devletçilik dediğimiz zaman; yöneticilerini milletin seçtiği devlet şekli olan Cumhuriyetçilik dediğimiz anlaşılmalıdır. Bu nedenle ilkemizi "Devletçilik ve Cumhuriyetçilik" olarak da ifade edebiliriz.

Devletçilik anlayışımızın temeli; milletimize hizmet eden, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" düsturunda öz olarak belirtilen Millî Devlet anlayışını hâkim kılarak asil milletimizin asırlardır devletimizi baba olarak görmesinden dolayı devletimize yakıştırdığı "Devlet Baba" anlayışını yeniden tesis etmektir.

Egemenliğin kayıtsız, şartsız milletimize ait olduğu, cumhuriyet nitelikli, milletimizin varlığını/birliğini/bütünlüğünü/huzurunu ve çıkarlarını her şeyin üstünde tutan, milletimize hizmet etmekle gurur duyan bir devlet... "Milleti için; gündüz oturmayan, gece uyumayan bir devlet..." Adaleti ve güvenliği sağlamış, hakkı ve hukuku üstün tutan, adil ve güvenilir bir devlet... Bizim devlet ve devletçilik anlayışımız budur.

*4. ADALET ve DEMOKRASİ

Adalet, adil olmak... Masumu korurken masuma olduğu kadar suçluya da adil olabilmek...
Adalet; kendimize, insana, millete, doğaya, devlete, inançlara, herkese ve herşeye adalet...
Adalet; bizim anladığımız / bizim istediğimiz devletin temeli, asli görevi...
Adaletin olmadığı yerde ne olabilir ki: Kan, gözyaşı, acı ve ızdırap... Bu nedenle adalet...
Hepimiz için, herkes için ve her zaman adalet...
Demokrasi; milletin iktidarı...
Demokrasi; yöneticileri milletin seçim yoluyla görevlendirmesi...
Demokrasi; milli irade...
Demokrasi; herkesin kendisini özgürce ifade edebilmesi, inançlarını dilediği gibi yaşayabilmesi... İşte bu nedenle demokrasi...
Ne sahte adalet, ne sahte demokrasi...
Sözde değil özde adalet ve demokrasi...
Bütün insanlık âlemi için adalet ve demokrasi...

*5. EĞİTİM ve KÜLTÜR

Milleti millet yapan asli unsur dil'dir. Dil aynı zamanda eğitimin, kültürün, edebiyatın ve sanatın da ana temelidir. Bu nedenle eğitim ve kültür politikalarımız dilimiz Türk'çe temeli üzerine kurulmuştur.

Eğitim; en küçük yaşta aileden başlayarak okul ve sosyal çevre ile devam eden eğitme/öğretme sürecidir. Doğduğumuz günden başlayıp mezarda biten eğitim süreci günümüzü ve gelecek nesilleri birebir ilgilendirdiği için hükümetlerin keyfi politikalarına bırakılamayacak kadar ciddi bir devlet uygulaması haline getirilecektir.

Eğitim politikamız milletimizin milli ve manevi değerlerine, kültürüne birebir bağlı nesiller yetiştirmek için akıl, bilim ve inançla çağa uygun yeniden ve acilen düzenlenecektir.

Kültür dünümüzün bugünümüze getirdiği sonuç ise eğitim bugünü anlamanın ve yarına bırakabileceklerimizin yegane yoludur. Eğitim; ilgili bakanlığımızın isminde olduğu gibi "milli" olacak, mutlu, huzurlu ve güvenli bir ülkede yaşama hakkına sahip olduğuna inandığımız evlatlarımızı kültürümüze ve çağa uygun bir şekilde eğiterek yarınlarımızı hazırlayacaktır.

Başımızı kuma gömmeden ve özümüzden kopmadan; bilmediklerimizi öğrenerek, bildiklerimizi öğreterek/paylaşarak bize yakışan şekilde yaşamanın yolu: Eğitim ve Kültür.

*6. ÜRETİM ve PAYLAŞIM

"Üretmeyen tükenir, adil bölüşmeyen savaşır." Ekonomide, üretim/tüketim/paylaşım dengesinde ana ilkemiz budur. İnsanın insanca yaşaması için gereken üretim kadar paylaşım da adil olmazsa toplumda sosyal denge bozulur.

Yapmamız gereken birlikte üretmek ve adil paylaşımı sağlayacak ekonomik/yasal düzenlemeleri hayata geçirmek olacaktır. Her siyasi sistemin kendine has bir ekonomi modeli ve/veya her ekonomik sistemin bir siyasal modeli vardır. Bizim ekonomide esas aldığımız üretim/tüketim/paylaşım dengesini kurmak, milli geliri arttırarak geliri tabana yaymak suretiyle gelir dağılımındaki adaletsizliği düzeltmek ve insanımıza insanca bir yaşam modeli sunmak olacaktır.

Üretim/tüketim/paylaşım dengesini kurarken üretimi ve istihdamı arttırmak kadar dışa bağımlılığı kaldırmak ana esaslarımızdan birisi olacaktır.

Ekonomiye ve insana ayrı gözlüklerle, çifte standartlarla bakmak bizim insan ve adalet anlayışımıza ters bir olgudur. Hak yemeyeceğiz, sömürmeyeceğiz ama milletimizin hakkının yenmesine ve sömürülmesine de asla izin vermeyeceğiz. Çalmayacağız, çaldırmayacağız. Birlikte üreteceğiz, adaletle paylaşacağız, mutlu ve huzurlu, insanca yaşayacağız.

*7. BİLİM ve GELİŞİM

Bütün işlerimiz bilimsel esaslar içinde olmalı ve milletimizin gelişmesine hizmet eder şekilde yapılmalıdır. Akıl ve bilime aykırı, kültürümüzle, inançlarımızla bağdaşmayan, milletimizin gelişmesinde fayda sağlamayacak içi ve sonu boş uygulamalara asla izin verilmemelidir.
Milletimizin zaman kaybına, güç kaybına tahammülü yoktur.
Bize düşen; akıl, bilim ve inançla, milletimizin gelişmesi için çaba harcamak, projeler geliştirip uygulamak olmalıdır.